Bir Köylüçocuğu Ütopyası
Header

Azman, Mal Filozof.

Şubat 7th, 2012 | Posted by admin in Genel - (0 Comments)

Benden önce yaşamış yaklaşık 110 milyar insanda sıkılmış mıdır acaba? Nasıl yaşadılar? Yaşayabildiler? Ya da yaşayabildiler mi? Sıkılmamın nedeni artık hiç merak etmeyişim olabilir mi?

Yaşam Felsefesi ne kadar ilginç birşey dimi? Felsefe, yunanca’da “arayıştayım, ilgiliyim, seviyorum, onun için koşuyorum” anlamına gelen bir sözcükten türemiş. Türeten adam mutluluktan ölmüş olmalı hatta belki ayakta boşalmış dahi olabilir. Bu adamada filozof denmiş. Bakın aşağıdaki resim.

Adam düşünüyor.  Çok zevk alıyor gibi görünüyor.

Herkesle aynı şeyi yapıp, diğer herkesten farklı olmayı düşünmek çok aptalca değil mi?

Dağılın lan.

Aralık 31st, 2011 | Posted by admin in Fizik | Genel - (0 Comments)

Dünyada yalnız yaşıyor bile olsanız, sizin kendiniz olmanızı sağlayan aslında siz ve duygularınız değildir. Düşüncelerinizi oluşturan, aslında hissettikleriniz hiç değildir.

Yaşarken aslında pek çok etkiye maruz kalıyoruz. İklim şartları, güneş ışınları, Radyo dalgaları vs gibi. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, sosyal  çevrede binlerce insana maruz kalıyoruz. İnanın bu hiç sağlıklı değil. Sizi oluşturan şey, siz + tüm bu etmenler.

Nereden mi biliyorum? Fizik çünkü böyle diyor. Fizik diyor ki :

“Bir cismin serbest(Dururken ki) kütlesinin etkisiyle, hareket ederken ki veya dış kuvvetlere(etkenlere) maruz kalırken ki kütle etkisi farklıdır.”

Bunun Türkçe meali şu: Hareket eden bir cisim etki altında kaldığı kuvvetlerin etkisiyle farklı kütledeymiş gibi davranır.  Misal elektron. Elektronun durgun kütlesi 9.1× 10–31 kg dır. Ama diğer elektronların, çekirdekteki protonların etkisiyle daha farklı bir kütleye sahipmiş gibi davranır. Buna etkin kütle denir.

Bu basit düzeyde teknik bilginin amacı aslında yaşarken diğer insanların hayatımıza etkilerini anlatabilmek. Orada duruyorlarmış gibi görünürler. Ama oradan bile etkimeye devam ederler. Ölü taklidi yaparsanız yapın ya da Sübhaneke’yi tersten okuyun. Bir işe yaramaz.

 

Dünyada olabilmek…

Aralık 29th, 2011 | Posted by admin in Aşk | Fizik | Genel - (0 Comments)

Pek çok kez zamanın siz olmadan da aktığına şahit olmuşsunuzdur.  Uyursunuz. Gece, gündüz olur. Derse gitmezsiniz ders işlenir.  Bir kalpten çıkarsınız, o kalp sevmeye devam eder. Ne olursa olsun. Hangi duayı bilirseniz bilin. Herşey akıp gider.

Su jeti denen bir düzenekte  suyu çok yüksek hızla (800 m/sn) ve 4000 bar basınçla 0.1mm kalınlıklı bir yarıktan güçlü bir pompa moturuyla geçirirseniz, su karşısına çıkan metali bile keser.  Tıpkı siz olmadan akıp geçen zamanın, sizi ikiye bölebileceği gibi.

Zamanı göreli hala getiren sadece hızdır. Yüksek hız(ışık hızı) zamanı kısaltır. Örnek : İkiz paradoksu.

Zamanı yavaşlatabilirsiniz. Ama yaşanacakları, olacak olanları değiştiremezsiniz. Sizin yok olup gitmeniz, sadece sizi çarpmada ki 1 sayısından farksız kılmaz. Siz yok olup gitseniz, inanın hiçbir şey değişmez. Zaman yine geçer. Olan yine olur. Gelecek yine geliyor olacak. Geçmiş daha da geçmiş olacak.

Her gün kendinizi farklı şekillerde hissedebilirsiniz. Farklı hissetmenizi sağlayan şey zaman değil, duygularınızdır. Dünyayı ve insanları karmaşık kılan yine zaman değil, insan duygularıdır.

Onlarca kimyasalın salgılandığı insan vücudunda, her insanda salgılanan farklı hormanların miktarı da farklı olduğu için, insanlar hep farklı duyguları taşır.

Birbirleri ile aynı şeyleri taşıyıp, hissetme oranları oldukça küçüktür. Yani insanların birbirini anlamaları oldukça küçük bir ihtimaldir.

Her gün uyandığınızda sizin farklı hissetmenizi sağlayan şey, olaylara karşı tepki veren hormon metabolizmanızdır.

Tıpkı aşık olduğunuzda zamanın inanılmaz hızlı geçtiğini sanıp, o yok olup gittiğinde zamanın geçmeyeceğini ya da geçmediğini sandığınız gibi.

Her ne olursa olsun zaman geçer. Bugün hissettiğiniz şey değişir. Günlük hormon salgılarınız değişir. Bir olaya duyduğunuz acı değişir, mutluluk değişir. Sen değişirsin.

 

Yazmam gerekli. Gündelik, düzenli, ritimli olarak pek çok şeyi yazmam gerekli. Neden mi? Boşuna mı yaptım bu bu bu blogu?

Acı ama gerçek çok yoğunum bu aralar. Hem de inanılmaz. Bilgisayarımdaki bir problem yüzünden de uzun bir süre erişim sağlayamadım. Sorunu gidermek içinde yeterli zamanım olmadı. Her neyse bunlar sizi neden ilgilendirsin ki değil mi?

Yani bu bloga okumak için giriyorsanız, tüm bunları okuyorsanız, merak ediyorsunuzdur. Yazmamda, merak ettiğiniz için sizi de ilgilendiriyor. Malca bir gönderi hoş olmuyor. Ama güncel olmayı, güncel tutmayı öğrenmem gerek! Yalvarırım anlayın beni.

Bir bitirme ödevim var.  ”HP 4140B pA Meter/DC” cihaz bağlı, 4 mb bellekli Windows 3.1 çalışıran bir makineyi ayağa kaldırabilmek. Bu makine çok önemli. Bizim okuldaki Yarıiletkenler Laboratuvar’ında ki en temel cihaz. Ve yenisi çok pahalı. Hp bu piyasada Agilent markasıyla devam ediyor.Ve bu cihaza desteğini yıllar önce kesmiş. Laboratuvar dediysek öğrenci  lab.’ ı değil Şakirtler. Bildiğiniz hoca lab.’ında bulunan cihaz. Yarıiletken Device üretilen bir lab. Açıkcası Üniversitem’deki en iyi lab.lardan. Görünce içim acıdı. Eğer bir ülkede önde gelen Üniversitelerden birindeki en önemli Yarıiletken lab.ı teknolojik olarak bu haldeyse, bu ülkede elbette bilim ve teknoloji ilerlemez. Windows 3.1 diyoruz. 1992 yılında Microsoft’un çıkardığı bir sistem. Düşünün 20 yıllık bir pc’ye bağlı. Ve Hp buna desteğini kesmiş. Ayrıca en temel cihaz. Ve herşeyin temeli o cihazla alınan verilerle başlıyormuş. Durum bu kadar vahim.

Öncelikle makineden alınan verileri(Nasıl bir tipte geldiğini bilmiyorum. Boş olduğum bir zamanda anlatırım.) onu noktalı virgüllü veri(csv) veya txt dosyası formatında almam gerek. Ayrıca Bu bahsettiğim Deney cihazını da normal bir Pc’de çalıştırabilmek istiyorum. Yani Windows 3.1 ‘den yalıtılmış olarak bu sistemi Windows 7 ‘de çalıştırmam gerek. Tek sorun bağlantı arabirimi.

Aynştayin Modu = On , olan Şakirtler için Deney cihazının özelliklerini paylaşıyorum.

HP / Agilent 4140B pA Meter/DC Voltage Source Features:

  • 3 basic semiconductor measurements: I, I-V and quasi-static C-V
  • Two programmable voltage sources
  • High resolution: 0.001 x 10-12 A
  • HP-IB standard

Component Measurement instrumentation.  It consists of an extremely stable picoampere meter and two programmable dc voltage sources, one of which operates as a ramp and staircase generator as well as a dc source.

  • Stable pA Measurements
    * maximum resolution of 10-15 A
    * low noise test leads, and an electrostatic and light shielded test fixture
  • Synchronized I-V Measurements
    * precise, programmable timing capability, we can now make fast, accurate I-V and C-V measurements
  • Quasi-Static C-V Measurements
    * automatic quasi-static C-V measurements are easily accomplished by the ramp voltage capability
  • HP-IB Capability

Specifications:

  • Measurement Functions: I, I-V and C-V
  • Voltage Sources: two separate sources (VA and VB)
    VA: ± 100V programmable source/function generator
    VB: ± 100V programmable dc voltage source

Measurement Function/Source Selection

  • Function: I, I-V, C-V
  • Voltage sweep: auto or manual (pause)

Current Measurements

  • Displays: current, 3½ digits with 2 character annunciator.  Voltage, 3½ digits
  • Measurement range: ±0.001 x 10-12 A to 1.000 x 10-2 A full scale in 11 ranges
  • Overrange capability: 99.9% on all ranges
  • Range selection: auto (lowest current range is selectable) and manual
  • Zero Offset: cancels leakage current of test leads or test fixtures
  • Offset range: 0 to ± 100 x 10-15 A
  • Trigger: INT, EXT and HOLD/MAN
  • Input terminal: triaxial

Capacitance-Voltage (C-V) Measurement

  • Measurement ranges: 0.0 pF – 100.0 pF and 200 pF – 1000 pF full scale in two ranges; 99.9% overrange
  • Ranging: auto
  • % C: capacitance change of device under test is displayed as a percent of the set value of the oxide capacitance (Cox = 100%)
  • %C range: 0.0% – 199.9%
  • Cox setting ranges (2 ranges): 0.1 pF – 199.9 pF and 200 pF – 1999 pF
  • Zero offset: cancels stray capacitance of test fixtures and test leads
  • Offset range: 0 to 100 pF
  • High speed I data output: available with HP-IB interface only.  Outputs current measurement data at 4 ms intervals (max rate)

DC Voltage Sources

  • Output Modes, VA and VB
    VA: Ramp up, Ramp up/down, Staircase up, Staircase up/down, dc
    VB: dc
  • Voltage ranges (VA and VB): 0 to ± 10.00V and 0 to ± 100.0V in 2 ranges, auto range only
  • Maximum current: 10 mA, both sources
  • Voltage sweep: auto and manual (pause), up/down step in manual (pause) mode.   Sweep abort standard

Operating Parameter Setting Ranges

  • Start voltage and stop voltage: 0 – ± 10.00V, 0.01V steps; 0 – ± 100.0V, 0.1V steps
  • Step voltage: 0 – ± 10.00V, 0.01V steps; 0 – ± 100.0V, 0.1V steps
  • Hold time: 0 – 199.9 seconds in 0.1s increments; 0 – 1999 seconds in 1.0s increments
  • Step delay time: 0 – 10.00 seconds in 0.01s increments; 0 – 100.0 seconds in 0.1 increments
  • Ramp rate (dV/dt): 0.001 V/s – 1.000 V/s in 0.001 V/s increments

Current Measurement

  • Range: 10-2 - 10-8, 10-9, 10-10, 10-11, 10-12

Analog Output I, C and VA

  • Low pass filter: 3 position: OFF, 0.22s ± 20% and 1s ± 20% applied to both VA and I/C data outputs
  • Pen lift output
  • Recorder output scaling: push button scaling of lower left and upper right limits of X-Y recorder

Accessories Furnished

  • HP 16053A test leads: consists of one triaxial cable, two each BNC-BNC cables
  • HP 16055A test fixture: for general device measurements.  Provides electrostatic and light shielding for stable pA measurements

 

Bilgisi olan olup da, bana dönerse ona teşekkür edeceğim.

Nasıl daha iyi ölü taklidi yapabilirim?

Kasım 20th, 2011 | Posted by admin in Genel - (0 Comments)

Ciddi anlamda soruyorum bunu. Kendi halimde yaşıyorum. Yapayalnız. Sessiz. Kimseyle konuşmuyorum bu şehirde. Çok samimi 1-2 arkadaşım var. Ne sorun olsun, ne sorun yaratayım istiyorum. İşime, gücüme yalnız gidip geliyorum. Tek başıma yemek yer, tek başıma alışveriş yaparım. Hatta tek başıma sinemaya giderim. Tek başıma eğlenirim. Kalbimi zaten nadasa bıraktım. Varlığı dahi yok gibi. Tüm bunlara rağmen, tuhaf bir şekilde başımı belalarda, entrikalarda buluyorum kendimi. Yapmadığım yaptı, demediğim dedi oluyor.

Bu şehirde tekim. Paritem tek. Tüm bunlara rağmen hala huzurlu değilim. İstediğim sessiz, sakin hayata kavuşabilmiş değilim. Ölü taklidi yaptım. Yapıyorum ama olmuyor. Kaçmıyorlar. Sadece kurtulmak, nefes alacak kadar açılmak istiyorum. Ne kimseye zarar vermek, ne zarar görmek istiyorum. İşime gücüme bakayım. Zaman göreli aksın istiyorum. Çok mu bir şey istiyorum? İçinizde ölü taklidi yapmasını bilen varsa bana anlatsın.

 

İlk Yazım. “Nah world”

Kasım 14th, 2011 | Posted by admin in Genel - (0 Comments)

Artık yazabiliyorum. Bir programlama dili öğrenirken, ilk önce ekrana yazı yazdırmak öğretilir. Ve bu yazı da “Hello World” yani “Merhaba Dünya” yazar. Bu bir gelenek denebilir.Ben de deneme yapmak için “Nah World” yani “Nah Dünya” yazmak istedim.

The KÇ (Köylüçocuğu) olarak, bir de civciv resmi koydum. Hatta bu yazının en malca ilk yazı olması için gereken herşeyi yapıyorum. Bilirsiniz hani ilk konuşma, ilk yazı oldukça tuhaf ve zor olur. Ne yazacağına dair bir fikrin olmaz ya. Hani mutlaka yazmalısın, gerçek bir yazı yazasıya kadar boş olmamalı ya. Ben de sırf bu yüzden bu yazıyı yazıyorum.